logochannels

İnsan Alıkonulmaları

İnsan Alıkonulmaları

“Dünya dışı varlıklar yıldızlar arası uzaydan dünyaya gelerek , hümanoid (insansı) ekipleriyle dünya madenlerini , bitki , hayvan ve hatta insanlarını, bunlardan örnekler alarak incelemektedir.”
Prof. Dr. Allen Hynek

“Uzaydan gelen varlıklar tarafından gözlenmekte ve kontrol edilmekteyiz”
General Albert. M. Chop
Amerikan Hava Kuvvetleri Haber Alma Dairesi Başkanı

“İnsanlık , dünya-dışı galaktik güçlerin devamlı kontrolü altındadır.”
Colman Von Keviczky
Emekli Binbaşı

UZAYLI REHİNELERİ GERÇEK!

2/18/2003

ABD’li bilim adamları, uzaylılar tarafından kaçırıldığını iddia eden kişilerde, gerçek bir travma sonrasında rastlanan bulgular görüldüğünü açıkladı.

Laboratuvarda yapılan deneylerde, ”Uzaylılar beni kaçırdı” diyenler ile Vietnam gazilerinin, geçmiş deneyimleri hatırlatıldığında benzer tepkiler verdiğini gözlemleyen uzmanlar, ilk gruptakilerin bu tür bir deneyim yaşadıklarına çok inandıkları için gerçek stres semptomları gösterdiğini belirtiyor.

Deneylerin, duygusal inancın gücünü gösterdiğine dikkat çeken Harvard Üniversitesi uzmanlarından Prof. Richard McNally, ”Eğer kişi travma yaşadığına gerçekten inanıyorsa vücudu tıpkı o travmayı yaşamış gibi belirtiler gösterebilir” diyor.

ABD’de yaklaşık 4 milyon kişi uzaylılar tarafından kaçırıldığına inanıyor. Bilimadamları gerçekliği bulunmayan bu tür bir olayı yaşadığını iddia eden insanların benzer kişilik özellikleri taşıdığını ve pek çoğunda uyku bozuklukları görüldüğüne dikkat çekiyor.

Laboratuvarda yapılan deneylerde, savaşta yaşadıkları hatırlatılan Vietnam gazilerinin nabızlarının arttığını ve terlediklerini kaydeden uzmanlar, gazilerin ”travma sonrası rahatsızlıkları olmasa bu belirtileri gösteremeyeceklerini” söylüyor. Uzaylıların kaçırdığına inanan kişilerden ”kaçırılma” deneyimlerini anlatmaları istendiğinde, bu kişilerde de savaş gazilerinkine benzer hızlı kalp atışı ve terleme gibi post-travmatik belirtiler görülüyor.

ALIKONULMA DOSYASI

İNSAN KAÇIRMALAR

Kaçırılma, bir ya da birden fazla insanın dünya dışı varlıklar tarafından geçici bir süre alıkonulmasıdır. Yapılan kamuoyu araştırmaları, sadece ABD’de yüzbinlerce hatta milyonlarca insanın uzaylılar tarafından kaçırılmış ya da kaçırılma benzeri deneyimler yaşamış olduğunu göstermektedir.

Kaçırılma olaylarının en dikkat çekici yanı, farklı insanlar tarafından bildirilen farklı olaylardaki tutarlılıktır. Farklı yerlerde yaşayan, birbirleriyle iletişim kurmaları hiçbir şekilde mümkün olmayan kişiler tarafından verilen detaylı kaçırılma raporları şaşırtıcı bir biçimde birbirleriyle tutarlıdır.

Kaçırılma deneyimi yaşayan insanlar sıklıkla esrarengiz bir biçimde tuhaf ve bilinmedik yerlere götürüldüklerini bildirmektedirler. Bu yer genellikle bir uzay gemisidir ve burada bir takım tıbbi incelemelerden geçmektedirler. Uzay gemilerine alınan bu insanlardan bazıları başlarından geçen olayları ayrıntılı olarak hatırlayabilirken, bazıları ise bu deneyimlerini zihinlerine gömmekte ve ancak hipnoz gibi yöntemler sayesinde tekrar hatırlayabilmektedirler.

KAYIP ZAMAN

Uzay gemilerine alınan bu kişilerin çoğu “kayıp zaman” adını verdiğimiz bir deneyim yaşamaktadırlar. Bu kişiler, kayıp zaman denilen zaman aralıkları boyunca nerede bulunduklarını, neler yaptıklarını kesinlikle hatırlamamaktadırlar. UFO gözlemiyle birlikte ya da ondan bağımsız olarak ortaya çıkan ve 1-2 saat veya daha fazla sürebilen bu kayıp zaman deneyiminden sonra kişi, kendini birdenbire evinden kilometrelerce uzakta başka bir yerde bulabilmekte ve oraya nasıl geldiğini kesinlikle hatırlamamaktadır. Kaçırılanların bazıları ise bu süre içinde uzaylı varlıklar tarafından ziyaret edilmiş olabileceklerini bildirmektedirler. Unutulan bu kayıp zaman deneyimleri hipnoz yöntemi sayesinde tekrar hatırlanabilmektedir.

KLASİK BİR ÖRNEK

Klasik bir kaçırılma olayında, kişi birdenbire kendisini izole edilmiş ya da ıssız bir yerde bulmakta ve bir UFO gözlemlemektedir. Bu gözlem, bir gürültü duyma veya tuhaf ışıklar görme, ya da her ikisi şeklinde olabilir. Kişi eğer bir araç içinde bulunuyorsa, aracın motoru ya da elektrik sistemleri çalışmamaya başlar. Bu noktada, kişi uzaylı bir varlıkla karşılaşır ve onun tarafından bir enerji hüzmesi içinde uçan daireye götürülür. Uzaylı varlık, bu kişiyi uçan daireye götürürken cesaretlendirme, telepatik yollarla ikna etme ya da bir miktar güç kullanma gibi yollara başvurabilir. Kaçırılma deneyimi yaşayanların bazıları ise, anlayamadıkları bir biçimde uçan daireye taşındıklarını ve uzaylı varlıklarla içeride karşılaştıklarını söylemektedirler.

Bundan sonraki aşamada, uzay gemisine alınan kişi bazı tıbbi incelemelerden geçmektedir. Bu incelemelerden sonra, uzaylı varlıklar kişiyle genellikle sözlü olmayan, telepatik bir tür iletişim kurmakta ve bazı vakalarda uzay gemisini gezdirmektedirler. Kaçırılma deneyimi yaşayan kişiler nadiren, “başka bir dünya”ya ya da tuhaf bir ortama yaptıkları gezilerden bahsetmektedirler. Uzay gemisine alınan kişi ve uzaylı varlıklar arasındaki iletişim genellikle geleceğe dönük sorular veya uyarıları kapsamakta ve uzaylılar tekrar geleceklerine söz vermektedirler. Kişi daha sonra gemiden ayrılır ya da bilincini kaybeder, ve kendisini UFO’yla ilk karşılaştığı yerde bulur; hatta buradan UFO’nun havalanarak gidişini izler.

Tabii ki, uzay gemilerine alınan kişilerin hepsi tüm bu olayları yaşayacak diye bir şey yoktur, fakat istisnasız hepsi bu olayların en az birini ya da birkaçını yaşamaktadırlar. Kaçırılma deneyimi yaşayan kişiler, kendi ortamlarına geri döndükten sonra tam ya da kısmi hafıza kaybı yaşayabilirler; bu da kayıp zaman olarak kendini göstermektedir. Başlarından geçenleri, hipnoz gibi herhangi bir yardım almaksızın, tam olarak hatırlayan çok az kişi vardır. Bazıları herşeyi tamamen unutur; sadece kaybettikleri zamandan haberdardırlar. Uzay gemilerinde yaşadıkları deneyime dair hiçbir şey hatırlamayan bu kişiler, içinde bu olaydan kesitler de bulunan rahatsız edici rüyalardan şikayet edebilirler. Bu kişiler, ani geriye dönüşler (flash-back’ler) yaşayabilir ya da tuhaf olaylarla ilgili zihinsel imgeler görebilirler.

Uzaylılar tarafından kaçırılma olgusu, bizi gerçek bir gizemle karşı karşıya bırakmaktadır. Bu olguyu bilimsel ve psikolojik anlamda açıklayabilmek için geliştirilen teoriler, küçük çocuklar da dahil binlerce insanın birbirlerinden habersiz olarak yaşadıkları, birbirine şaşırtıcı derecede benzeyen, bu esrarengiz, karmaşık ve detaylı deneyimleri açıklamakta yetersiz kalmaktadır. Aynı şekilde, bizim fiziksel gerçekliği algılama biçimimiz, farklı bir uzay/zaman boyutundan varlıkların nasıl bir teknoloji sayesinde dünyamıza gelip, bu kadar çok insanı etkileri altına alabildiklerini açıklamaya da ne yazık ki yetmemektedir.

UFO’lar tarafından kaçırılanlar , kendilerini ilk olarak antreye benzeyen küçük , karanlık bir odada bulurlar. Fakat kısa bir süre sonra kendilerine çeşitli yöntemlerin uygulanacağı daha büyük odalara alınırlar. Bu odalar , duvarlardaki gizli aydınlatmalar ile biraz sisli fakat oldukça aydınlık bir görünümdedirler. Bazen ortam karanlık , serin ve nadiren de kötü kokulu olabilir. Duvarlar ve tavan kavisli , genellikle beyazdır. Zemin ise koyu renkli , bazen siyah renklidir. Çeşitli katlar ve girintilerden oluşan yapının duvarları bilgisayara benzeyen aletlerle çevrilidir. Eşyalar oldukça azdır ve tamamen vücudu destekleyen tarzdadır.

İçerisi genellikle steril , serin , mekanik ve hastane görünümlüdür. Kaçırılan kişiler geminin içinde çeşitli işlerle meşgul haldeki uzaylı yaratıklarla karşılaşabilirler.

Uzaylılar , çeşitli şekillerdedir. Uzun yada kısa olabilseler de genellikle parlak , saydam varlıklardır. Çoğunun vücudunda tamamen olmasa da saydamlıklar vardır. Sürüngene benzeyenlerin genellikle mekanik işlerle ilgilendiği görülmüştür. En çok karşılaşılan yaratık tipi , 3-4 feet uzunluğunda küçük insansılar olan “ GRİLER “dir.

Bu yaratıkların armuda benzeyen büyük kafaları , 3-4 adet uzun parmaklı uzun kolları , ince gövdeleri ve uzun ince bacakları vardır. Bazı istisnalar dışında cinsel organları görülmemiştir. Vücutlarında herhangi bir tüy ve kulakları yoktur.

Basit görünümlü burun delikleri vardır. Her hangi bir duygu yansıtmayan ağızları ince bir çizgi halindedir ve açıldığı nadiren görülür. En belirgin özellikleri kocaman yuvarlak ve siyah gözleridir. Bu gözlerin içinde göz akı yada göz bebeği bulunmaz. Gözlerinin insanı etkileyen bir gücü vardır. Kaçırılan kişiler bu gözlere baktıklarında, sanki içlerini görüyorlarmış gibi gelir ve de kendini kaybetme hissi yaşadıklarının belirtiyorlar.

Yaratıklar birbirleriyle telepati yoluyla haberleşiyorlar. Genellikle tek parça , oldukça sade benzeri bir giysi giyiyorlar. Giysilerinin üzerine başlarını örten bir başlık oldukça yaygın.

YAPILAN İŞLEMLER

Gemilerde , kaçırılan kişilere uygulanan işlemler iki guruba ayrılabilir. Fiziksel işlemler ve gözleme dayalı işlemler.

Kaçırılanlar genellikle çıplak bir halde saatlerce süren incelemelere maruz kalırlar. Uzaylılar öncelikle büyük siyah gözleriyle dikkatlice bakarak uzun süre insan vücudunu incelerler. Bu inceleme sırasında kişiler sanki beyinlerindeki her bir düşüncenin ayrı ayrı incelendiğini hissettiklerini söylerler. Daha sonra çeşitli aletler yardımıyla vücutlarından saç, deri ve benzer örnekler alınarak incelenir.

Kullanılan aletler vücudun her parçasını incelemek için özel olarak tasarlanmıştır ve bunlarla burun , sinüsler , gözler , kulaklar , kollar , bacaklar , ayaklar , karın , jenital organlar ve bazen de göğüs bölgesi incelenir. Bazı durumlarda kaçırılan kişinin beynine ameliyat yapıldığı ve sinir sistemine müdahale edildiği belirtilir. Bunların yanında uzaylıların en çok önem verdikleri kısım insanların üreme organlarıdır.

Kullandıkları aletlerle karın bölgesinden yada jenital organlardan girerek erkeklerden sperm , kadınlardan yumurta örnekleri alırlar. Bu işleme maruz kalanlar uzaylılar tarafından hamile bırakıldıklarının , daha sonra bu ceninlerin vücutlarından alındığını iddia ederler. Ayrıca bu kişiler, vücutlarından alınan ceninlerin geminin çeşitli bölümlerinde bir takım işlemlere maruz bırakıldığının ve daha sonra bunlarla uzaylı-insan karışımı melez bir ırk yaratıldığına şahit olduklarını belirtirler. Gemi içerisinde bu yöntemle büyütülmüş çocuk, genç ve yetişkin kişiler bulunur ve uzaylılar bu insanların bizim özelliklerimizi taşıdığı açıkça bellidir.

Sonuç olarak , kaçırılan kişiler üzerinde uygulanan bu fiziksel ve biyolojik çalışmaların , uzaylıların genetik mühendislik yöntemleriyle insan-uzaylı karışımı melez bir ırk yaratma amaçlarıyla ilgili olduğu anlaşılmaktadır.

BİLGİLENDİRME VE BİLİNÇ KAYBI

Kaçırılma olayları ile ilgili diğer bir önemli teori de , uzaylıların , kaçırdıkları insanların bilinçlerini geliştirdikleridir. Uzaylılar , uyguladıkları yöntemlerle bu insanların duygusal ve ruhani yapılarını geliştirerek onların hayata bakış açılarını , düzen ve barış hakkındaki görüşlerini olumlu yönde değiştirmişler , bu insanlara , yaşadıkları dünyadaki şiddet ve yok etmeye dayalı bilinci engelleme amaçlı sorumluluklar aşılamışlardır.

Bu prosedür, uzaylılarla insanların zihinsel bir bağ kurarak bilgi aktarımı ve bu görüntülerin gemideki monitör benzeri cihazlardan diğer kişilere de gösterilmesi şeklinde gerçekleştirilmiştir. Bu görüntüler arasında yer alan , dünyanın nükleer bir felaket sonucu yok olması , uçsuz bucaksız , kurak ve üzerinde yaşanılamayacak haldeki yer yüzü görüntüleri ve dev depremler , ateş fırtınaları , sel baskınları sonucu dünyanın kıyamete benzer bir durum yaşaması , hatta dünya yüzeyinin kırılarak dünyanın yarılması , İzleyen insanları , barışı sağlamazsak gelecekte karşılaşabileceğimiz tehlikeler hakkında bilinçlendirmiştir.

Uzaylıların söylediğine göre insan ırkı , onların varoluşunu kabullenmeye henüz hazır değil .Eğer toplu bir temas yaşanacak olsa , normal hayatımızda tanımadığımız , anlamadığımız , bizden farklı olan herkese davrandığımız gibi onlara da düşmanca davranacak , evrensel barış için yapılan bütün çabalar sonuçsuz kalacaktır ..

Uzaylı varlıkların istedikleri yaşam biçimimizi değiştirmek değil , insanlara evrensel bir bilinç hakkında bilgiler vererek onların doğru olan yaşama biçimini seçmelerine yardımcı olmaktır.

Bazı kişilere dünyanın kaderi , insan zihninin kontrolü hakkında ve benzer şekilde evrimleşerek ‘iyi’ yada ‘kötü’ hallere gelmiş başka ırklar hakkında bilgiler verilmiştir.

FİZİKSEL ETKİLER Kaçırılanların maruz kaldığı fiziksel müdahaleler önemlidir. Bu insanlar , vücutlarında ortaya çıkan kesik , çürük ve yara izlerinin gemide yaşadıkları işlemler sonucu ortaya çıktığından şüpheleri olmadığını söylüyorlar. Ayrıca bir çok kadın tanık , kaçırılmadan önce hamile olduklarını , gemide uygulanan işlemlerden sonra hamileliklerinin sona erdiğini belirtiyor. Bu deneyimleri yaşayan bir çok kişi , sonraki yaşamlarında elektrikli aletlere dokunduklarında bu aletlerin düzgün çalışmamaya başladığını görmüş.

Kaçırılma olaylarında sıkça rastlanan bir durum da , uzaylıların bir takım izleme aygıtlarını bu insanların vücuduna yerleştirmeleri. Bu aygıtlar özellikle kafatasının içine yada burun gibi bölgelere yerleştiriliyor. Böylece temas kurdukları bu insanları 24 saat izleyebiliyorlar. Bu aygıtlar deri altına yerleştirilen küçük nodüllere benziyorlar .Bazı vakalarda bu türden izleme aygıtları bulunmuş ve elektromisroskobik ortamda analizleri yapılmıştır.

KAÇIRMALARIN DEVAMI VE YERLEŞTİRİLEN CİSİMLER

Kesin olan bir şey var ki , kaçırılma olayları bunu yaşayan insanların hayatlarını tamamen değiştiriyor. Bu tür karakter değişiklikleri dört şekilde gerçekleşiyor:

İlk olarak , kaçırılan kişilerin maruz kaldıkları işlemler , kendi rızaları dışında kaçırılmaları , paralize edilmeleri ve tanımadıkları varlıklar tarafından kobay olarak kullanılmaları bu insanların ruhsal yapılarını sarsmaktadır.

İkinci ; kaçırılan kişiler , hayatları boyunca yalnızlık ve çevresine yabancılık hissediyor. Çevrelerindeki insanlarla uyum sağlayamıyor ve onlardan dışlanmış , farklı hissediyorlar.

Üçüncü olarak , bu insanlar daha önceden inandıkları bilgilerin ve fizik kurallarının inanılmaz derecelerde alt edildiğini görünce bir çeşit şok yaşıyorlar. Hayatları boyunca evrende yalnız oldukları düşüncesi ile yetişmiş olan bu kişiler , bizden daha ileri teknolojilere ve zekaya sahip uygarlıkların varlığını kabullenmekte güçlük çekiyorlar.

Son olarak , Kaçırılmaları sırasında maruz kaldıkları incelemeler , yaşamları boyunca karşılaşacakları rahatsızlıklar yaratabilmekte. Bu rahatsızlıklar , vücutlarında ameliyat edilen bölgelerde oluşan ağrılar , baş ağrıları , ürolojik, jenital sorunlar , sinüslerde rahatsızlıklar , cinsel işlev bozukluklarının yanı sıra hastanelerden , iğneden korkma , kapalı yerde kalamama gibi psikolojik rahatsızlıklar olarak ta ortaya çıkabiliyorlar.

ZİHİNSEL DEĞİŞİMLER

İnsanlar ve uzaylılar arasında gelişen ilişkiler akıllara uzaylıların düşüncelerinin ne olduğu sorusunu getiriyor. Bu yaratıklardan insanlarla temas kuranların iyi ve barış amaçlı oldukları gibi buraya gelmeseler de savaşçı , kötü niyetli yaratıkların varlığından da bahsediliyor. Özellikle ‘griler ‘ denilen yaratıklar insana fizik ve davranış olarak benziyorlar.

Sonuç olarak kaçırılan kişiler zorluklarla karşılaşsalar da edindikleri deneyimlerle , evrendeki kozmik dizayn içerisindeki yerleri ve yaşadıkları gezegenin sistemi ile barış ve uyum içerisinde yaşamak konusunda bilgiler sahibi kişiler oluyorlar. Yaşamın kendisine duyulan saygı ve doğanın gizemli yapısının bir parçası olma bilinci , dünyanın içinde bulunduğu çevresel kriz ve duyarsızlık ortamında bizlere bir umut ışığı olabilir.